‹›
“O sırada, kentte günahkâr olarak tanınan bir kadın, İsanın, Ferisinin evinde yemek yediğini öğrenince kaymaktaşından bir kap içinde güzel kokulu yağ getirdi. İsanın arkasında, ayaklarının dibinde durup ağlayarak, gözyaşlarıyla Onun ayaklarını ıslatmaya başladı. Saçlarıyla ayaklarını sildi, öptü ve yağı üzerlerine sürdü.”
Luke 7:37 - Modern Turkish Bible
Translations
Lutherbibel · DE
“Und siehe, ein Weib war in der Stadt, die war eine Sünderin. Da die vernahm, daß er zu Tische saß in des Pharisäers Hause, brachte sie ein Glas mit Salbe”
World English Bible · EN
“Behold, a woman in the city who was a sinner, when she knew that he was reclining in the Pharisee's house, she brought an alabaster jar of ointment.”
Traduction de Louis Segond · FR
“Et voici, une femme pécheresse qui se trouvait dans la ville, ayant su qu`il était à table dans la maison du pharisien, apporta un vase d`albâtre plein de parfum,”